Bayram denince peki??

on 27 Kasım 2009 Cuma

Bayram denince aklımıza ne geliyor peki?

Bakınız,aklınıza başka şeylerin de gelmesi için
Kimse Yok mu Derneği'nin yardım faaliyetlerinden sadece bir tanesi...
Bir hikaye;
Bir gerçek;




Sudan'ın Darfur bölgesi için yardım kampanyası yürütme kararını 2007 yıının Mart ayında almıştık."Elinden tutacak kimse yok mu?"başlıklı kampanya ses getirmiş,yardımsever halkımız hemen yoksul Darfurlular için ne yapabileceklerini düşünmeye başlamıştı.Kampanya başladıktan sonra gelen kurban bağışlarıyla arkadaşlarımız bölgeyee gidip kurban kesti.Çeşitli yardımlarımız daha sonra da devam etti.


İlk kurban bağışının yapıldığı zamandan tam bir sene sonra kurban bağışı için gidildi.Ailelere bir önceki seferde 5'er kiloluk et yardımı yapılmıştı.ikinci defa kurban yardım yapılırken önüllüleremizden birinin aklına gelmiş.Yardım verilen Darfurlu kadınlardan birine,aldıkları 5 kiloluk eti nasıl kullandıklarını sormak istemiş.
"Ablacığım,demiş geçtiğimiz yıl 5'er kiloluk etler size ne kadar süre yetti nasıl kullandınız?"
Darfurlu kadının verdiği cevap karşısında,gönüllümüz ne diyeceğini bilememiş:

"Biz sizin verdiğiniz 5 kiloluk eti bir bez torbaya koyup güneşin altında asıp kurutuyoruz.Kuruyan etleri toz haline getiriyoruz.Daha sonra da,toz halindeki etten bir yıl boyunca yemeklerimizin içine çay kaşığı ile atıyoruz."
...
Bayram,bir ninenin ellerini öperek gelir bir yetimin sevincinden yayılır dünyaya...
Hayırlı bayramlar vesselam...

Arefe denince...?

on 26 Kasım 2009 Perşembe


Arefe denince aklımıza ne geliyor sahi?

Bayram alışverişi?
Ev temizliği?
Evdeki bıçakları bilemek?:)


...




Resulullah(sallallahualeyhivesellem)'in bildirdiğine göre:

"Günlerin en faziletlisi arefe günüdür.O faziletce cumaya benzer.O,cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan daha faziletlidir.Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır.Benim ve benden önceki Peygamberlerin söylediği en faziletli söz de:La ilahe illallah vahdehu le şerike lehu.(Allah birdir,O'ndan başka İlah yoktur,O'nun ortağı da yoktur.)sözüdür."

Hazret-i Aişe(r.a.) anlatıyor:

"Allah(c.c.), hiçbir günde,arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azat etmez.Allah mahlukata rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder."

Yine Efendimiz'den arefe gününün faziletine dair nakledilen hadislere göre;


"Arefe günü oruç tutana,Adem aleyhisselamdan,Sur'a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır."

"Arefe günü tutulan oruç,bin günlük nafile oruca bedeldir."


"Arefe günü Besmele ile bin ihlas okuyanın günahları affedilir ve duası kabul olur."


...

"Arefe günü Resulullah(sallallahualeyhivesellem)'ın yanında bulunan bir genç,kadınları düşünüyor ve onlara bakıyordu.Resulullah(sav), eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadınlardan çevirdi.Genç yine onları düşünmeye başladı.Resulullah(sav):

"Kardeşimin oğlu,bugün öyle bir gündür ki,bugünde herkesin kulağına,gözüne ve diline sahip olursa günahları bağışlanır,buyurdu."


Arefe Günü Yapılması Tavsiye Edilenler

1-Arefe gününün sabah namazının farzından sonra teşrik tekbirleri getirilmeye başlanmalıdır.

2-Arefe günü oruç tutmalıdır.

3-Arefe gününe hürmet edilmeli,günaha girmemeye dikkat edilmelidir.

4-Arefe günü çok dua ve istiğfar edilmelidir.

5-Arefe günü 1000 adet İhlas-ı Şerif okunmalıdır.


Arefe denince aklımıza gelecek çok şey varmış demek ki!


Mübarek olsun..


Bir An Sadece...

on 29 Ekim 2009 Perşembe



"Cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme.Çünkü kalbin kasavetinden bir zerre,senin şahsi aleminin bütün yıldızlarını küsufa tutturur."

B.Said Nursi,Mesnevi-i Nuriye

...

Bir 'an' az mıdır Allah rızası kazanmak adına?

Bir 'an'çok mudur Cehennem gayyaları boylamada?

...

Meleklerle şeytanlar ve meleklere uyanlarla şeytanlara uyanlar hep 'an'lar için mücadele ederler.

Melekler,insanı bu dünyada geçirdiği 'an'ları sonsuzlaştırmaya,Yaratıcı adına kullanmaya teşvik ederken,şeytanların avukatları 'an'ları günaha boyamak ve böylece hiçleştirmek isterler.


Çünkü insanın kullanabileceği,değerlendirebileceği biricik hal,'an' dır.


son parağraf;Mustafa Ulusoy,Yakınlık

Bu Gece Kadir Gecesi mi?

on 15 Eylül 2009 Salı


Kadir Gecesinin Vakti Muayyen Değildir

Kadir gecesini şehr-ü Ramazan'ın son on gününde aramalı,özellikle tek gecelerini ibadetle geçirmelidir.
Bununla beraber Ramazan'ın yirmi yedinci gecesi umumiyetle Kadir gececesi olarak kabul edilmiştir.

İmam-ı Malik'e göre,kadir gecesini Ramazan'ın son on gününün tek gecelerinde aranmalıdır.Çünkü son on gecenin bazısı,bazısından üstün değildir.

İmam-ı Şafi'ye göre;Kadir gecesi,şehr-ü Ramazan'ın yirmi yedinci gecesidir.
...
Kadir gecesinin Ramazan'ın yirmi yedinci gecesi olduğuna delil olarak İbni Hanbel rahimehul'lah'ın İbni Ömer(r.a.)'dan:
Rivayete göre,ashab-ı kiram Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e Kadir gecesinin Ramazan'ın son on günde rüyada gördüklerini söylerlerdi.
Resulullah(s.a.v.) de "Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününde(yirmi yedinci gecesinde) arayın."demesidir.

İbn-i Abbas(r.a) Ömer b. Hattab(r.a.)'a :
"Ben tek günlere nazar ettim. Kadir gecesinin Ramazanın yirmi yedinci gecesinde olduğunu münasip buldum." dedi.
...

'Abdulkadir Geylani Üç Aylar ve Faziletleri'den
O halde bu gece olması muhtemel Leyletül Kadir'iniz mübarek olsun...

Ben Kimim?

on 13 Eylül 2009 Pazar


BEN BİİİR;

köy öğretmeniyim

mahalle bekçisiyim,

4 çocuk annesiyim

lösemiyim

bir garip fukarayım

buraların ağasıyım

migren hastasıyım

az maaşla geçinen memurum

kimsesiz çoluk çocuğum,

maraton koşucuyum,

şeker hastasıyım

evin reisiyim

Ramazan davulcusuyum

avare dilenciyim

ünlü bir artistim

zavallı bir öğrenciyim

arkeoloğum

fabrikatörüm

dertliyim

bu vatanın bekçisiyim,

mahallenin bakkalıyım,

tır şoförüyüm,

güvenlik görevlisiyim,

evliyim,

kimsesizim,
...


ne önemi var ben her şeyden önce kulum,her şeyden sonra ve her şeyin ortasında,içinde...

Yalnızca Kul'um

bundan daha başka bir kimliğe hacet olabilir mi?

Ve Bilim Amin Dedi

on 10 Eylül 2009 Perşembe


Amerikalı ünlü şarkıcı Aretha Franklin 60'lı yıllarda söylediği;

'I say a little prayer for you'(Senin için küçük bir dua ediyorum) isimli şarkısını söylediğinde,kalpten dile getirdiği bu cümlenin kısa bir süre sonra tıp dünyasında ter akıtan bilim adamlarına ilham vereceğini bilemezdi elbette.

70'lerden itibaren yapılan araştırmalar,dua etmenin insan sağlığı üzerinde olumlu etki ettiğini gösteriyor,duanın gücünü araştıran uzmanlar,şaşırtıcı verilere ulaşıyor.

Duanın gücünü keşfeden klink,vakıfllar ve ilaç şirketleri şimdi duayı modrn tıp ile birleştirmenin
yollarını arıyor.

Nasıl mı?
Örnek mi?

Sir Templeton Vakfı,bu istikameteki arayışların meyvesi olarak ortaya çıkan
'Mind Body'(Ruh/Beden) alanındaki araştırmalar için yılda 30 milyon dolar harcıyor.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü de düşünce odaklı tıp için 3,5 milyon dolarlık bir fon ayırmış durumda...
Duanın maddi etkilerini gösteren en önemli araştırmanın sahibi ise,Harvardlı bilim adamı Herbert Benson.

Dua eden kişilern beyin MR'larını çeken Benson,bu tarama ile vücudun ve beynin dua ederken değiştiğini ortaya koyuyor.
"Yaptığımız beyin taramalarında,düzenli şekilde ibadet eden kişilerin,diğerlerine nazaran daha düşük tansiyona sahip olduklarını,daha az gerilim içinde olduklarını görbiliyoruz "diyen Benson'ın bulgularına göre,dua ya da ibadet esnasında vücut fonksiyonları rahatlıyor ve beyin büyüyor.

Michigan Üniversitesi'nin araştırmasına göre,dindarlarda depresyon ve stres daha az görülürken,
Dua ile terapi'nin yoğun olarak kullanılldığı Duke Üniversitesi'nden kardiyologlar da dua eden hastaların hızla iyileştiğini kanıtladı.
ve daha niceleri...

Kaynak:Ali Çimen-Hakan Yılmaz

Sarayda İftar

on 04 Eylül 2009 Cuma


Abbasi'lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dana (VIII. yüzyıl) dönemin evliyasındandı. Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı. Ama bunu maksatlı yapardı. Behlül daima Harun Reşid'in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırdı.

Harun Reşid bir Ramazan günü Behlül'e tembih etti:
- Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et.
Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Harun Reşid şaşırdı:
- Behlül bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi? Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin..
- Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum. Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.


Kıssadan Hisseler'den